İşte Kapsamlı Bir Atilla Sav Yazısı. Atilla Sav kimdir?

İşte Kapsamlı Bir Atilla Sav Yazısı. Atilla Sav kimdir?

İşte kapsamlı bir Atilla Sav yazısı. Atilla Sav kimdir? Milliyet sanatın Ocak 2021 sayısı çıktı. Filiz Elmas'ın kaleme aldığı Atilla Sav yazısı dikkat çekti.

İşte kapsamlı bir Atilla Sav yazısı. Atilla Sav kimdir? Milliyet sanatın Ocak 2021 sayısı çıktı. Filiz Elmas'ın kaleme aldığı Atilla Sav yazısı dikkat çekti.

Türk solunun önemli isimlerinden Atilla Sav, Aralık ayı içinde vefat etti. Milliyet sanat ekibinden Filiz Elmas, derginin Ocak 2021 sayısında, Atilla Sav'ı anlatan bir yazı hazırladı.

SODEP KURUCU ÜYELERİ ARASINDA YER ALDI

Ömer Atila Sav'ı kaybettik. Önemli eserler vermiş, değerli bir hukuk adamı ve tiyatro eleştirmeniydi. Kendisi 19 Mayıs 1931 yılında Ankara'da doğdu. Ankara Atatürk Lisesi ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Türkiye Barolar Birliği Genel Sekreterliği, Ankara Barosu Başkanlığı ve Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı yaptı. 1971 yılında 33. Hükümette Çalışma Bakanı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak görev aldı. Aynı zamanda SODEP kurucu üyeleri arasında yer aldı.

atilla-sav.jpg

20. Dönemde Hatay milletvekilli olarak seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa Komisyonu'nda üyelik ve Komisyon Başkanlığı yaptı. Başarılarla dolu yaşamının ardında her zaman gerçeğe ve adalete duyduğu inanç ve insan sevgisi yatar. En önemli özelliği de günümüzün yozlaşmış dünyasında hayatını markaların ardında yüceltmeye çalışan pek çok insana örnek olacak alçak gönüllüğüdür.

"CUMHURİYET AYDINI"

"Cumhuriyet Aydını" kavramının içini tam anlamıyla dolduran ve Türkiye Cumhuriyeti'nin yetiştirdiği önemli isimlerden biri olan Atila Sav, bu özelliği ile her zaman onur duymuş, konuşmalarında doğum gününün 19 Mayıs olmasından dolayı hissettiği mutluluğu hep ifade etmişti. İnandığı değerler için sürekli, yılmadan savaşan, onurlu bir insandı.

Atila Sav ile ilk karşılaşmamız tiyatrodan yeni mezun olduğum yıllarda Sanat Kurumu jürisine girdiğim döneme rastlar. Sanat Kurumu tiyatro jürisine katıldığım gün beni kutlamış ve her zamanki zarafeti ile "Hoş geldiniz," demişti. Sonraki yıllarda eşi ve kızını da tanıdım ve ne kadar aydın, zarif bir aileye sahip olduğunu anladım.

atilla-sav-002.jpg

Aslında Atila Sav'ı Sanat Kurumu'ndaki karşılaşmamızdan daha önce de, okul yıllarında okuduğum eleştiri yazılarından hatırlarım. Eleştiri yazıları her zaman Ankara sahnelerinin nabzını tutan önemli belgeler olmuştur.

ÖNCE İYİ BİR İZLEYİCİ

O önce iyi bir izleyiciydi. Tiyatro alanında 60'a yakın yıldır kendisinin de ifade ettiği gibi öncelikle iyi bir seyirci olarak emek vermiştir. Babasının tiyatroya olan tutkusu sayesinde bu sanatla tanışmış ve yıllar içinde saygın bir seyirci ve eleştirmen olma hedefine ulaşmıştır. Sezon boyunca Ankara'da sergilenen yerleşik ve turne oyunlarının hemen hemen hepsini izler ve seyirciyi bu konuda ayrıntılarıyla bilgilendiren yazılar yazardı.

Tiyatroya karşı tavrı hep koruyucu ve yüreklendirici olmuştur. Atila Sav, devlet tiyatrolarında gittiği bütün oyunların tiyatro dergilerini arşivlerdi. Bu zengin arşivi çoğu kez hafızasında saklar ve dergilere bakmaksızın oyun yılları, rejisörler, oyuncular ve sezon içinde ödül alan yapımlar dahil olmak üzere pek çok ismi sıralayabilirdi. Hafıza sarayı tekniğini popüler olmadan çok öncesinde uygulamaya koymuştu.

Jüri toplantılarına kimi kez, yeni sezonda tekrar sahnelenen oyunların eski broşürlerini getirir ve oyunu ilk izlediğinde neler hissettiğini, oyunun o dönem seyircisi açısından etkilerini bizlerle paylaşırdı. Tiyatro yazılarında hukuk ve tiyatro alanındaki birikimini bütünleştirmiş ve bu bağlamda da eleştiri yazılarında devlet-tiyatro ilişkisi, tiyatronun yapısal konumlanışı, özerklik anlayışı gibi konuları ele almıştır.

atilla-sav-3.jpg

HER ZAMAN AYDIN SORUMLULUĞU

Her zaman aydın sorumluluğu ile tiyatronun iktidarla verdiği mücadelede tiyatro adına görevini açık sözlülükle yerine getirmiştir. Bu anlamda birkaç örnek vermek gerekirse, Sahne dergisinin Kasım-Aralık 2011 sayısındaki "Devlet Tiyatroları Kapatılmalı mı?" ve yine Sahne'nin Ocak-Şubat 2011 sayısındaki "Özel tiyatrolara yardım destek mi? Köstek mi?" başlıklı yazılarını söyleyebilirim.

Söz konusu yazılarda Sav'ın engin hukukçu kimliğini ve tiyatro birikimini nasıl bir araya getirdiğini ve seyirciye nasıl önemli kazanımlar sağladığını açıkça görebiliriz. Yazılarının zengin içeriğinde, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, 1961 ve 1982 anayasalarından hareketle "Sanatın devlet için görev, birey (yurttaş) için haktır" görüşünü savunması da hukuk ve sanatı özdeşleştirdiğinin işaretidir.

HEP AYNI HEVES

Hep aynı hevesi vardı. Tiyatro alanındaki çalışmaları, 2018 yılında TEB Anadolu Ödülleri ve 2019 Sadri Alışık Anadolu Tiyatro Oyuncu Ödülleri kapsamında onur ödülleri ile karşılık bulmuştur. Saygın tiyatro jürilerine ek olarak Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları'nın Repertuvar Kurulunda da görev yapmıştır.

Tiyatro alanında, "Tiyatro Üzerine Yazılar" isimli bir kitap yazmış ve "Ahmet Kutsi Tecer'e Armağan ve Ankara Sanat Tiyatrosu 50+1. Yıl Sempozyumu" kitaplarına katkıda bulunmuştur. Atila Sav ile Sanat Kurulu'nda tanışmamızı izleyen yıllarda birlikte uzun bir dönem Milliyet Sanat dergisinde yazılar yazdık ve pek çok tiyatro jürisinde görev aldık.

Bu süreçte izlenimlerine dayanarak öncelikle ifade etmeliyim ki disiplinli bir çalışma düzenine sahiptir. Yazılarını hep zamanında hazırlar, yer aldığı seçici kurullarda sezon oyunlarının tümünü izleyerek gelir, her zaman kısa notlar hazırlayarak bir akademisyen detaycılığı ile ön çalışma yapardı.

Ancak hiçbir jüride kıdemi ya da emeği ile baskı kurmaz, sadece demokratik bir hatırlatıcı olarak kalmayı başarır ve alınan kararlarda çalışma arkadaşlarına her zaman saygı duyardı.

Yazının başında da belirttiğim gibi tiyatro alanında birlikte çalışma şansını yakalamış biri olarak her koşulda sabırlı, özenli, saygın duruşunu koruyan, çağımızda artık unutulmaya yüz tutan bir "beyefendi" ile tanışmış olmanın mutluluğunu yaşadım hep. Ve bana pek çok konuda örnek oldu, beni zenginleştirdi. Atila Sav'ı en çok neden özleyeceksiniz derseniz uzun bir liste çıkarmak mümkün.

Toplantılarda dakik bir şekilde zamanında ve hep aynı hevesle hazır oluşunu, günün hangi saati olursa olsun, böyle karşılamak hoşuna gittiği için, "Günaydın" demesini, jüri değerlendirmelerinin uzayan dakikalarında anlattığı hoş anılarla bizleri gülümsetmesini, her zaman daktilosu ile yazıp faks ile yolladığı yazılarını, her bayram ve yeni yılda el yazısı ile yolladığı tebrikleri özleyeceğim en çok.

Onun gibi hayatı her ânında "Günaydın" diyerek karşılamayı ben de isterim. O yüzden ölümün Atila Sav için bir son değil, başlangıç olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden ona ancak ondan öğrendiğim gibi şöyle veda edebilirim: Günaydın Atila Sav

Haber Editörü
Etiketler :

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.